TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU
İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No. 7584 Kabul Tarihi: 11/6/2026
20.06.2026 Tarih ve 33286 Sayılı R.G.
MADDE 1- 11/6/1936 tarihli ve 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanununun 19 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19- Çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından
itibaren beş yüz metre, köy ve mahallelerde ise elli metre uzaklıkta
bulunabilir. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresiyle
çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek tayin olunur.”
MADDE 2- 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı
Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş, bu cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve
dokuzuncu fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette
olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her tür mecrada yapılacak yayın ve
paylaşımlara ticaret unvanları ile ürünlerinin marka, amblem, logoları ile
ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak
destek olamazlar.”
“Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan
firmaların isim, marka, logo, amblemleri ile arz ambalajında yer alan ifade,
şekil, isim, işaret ve görseller iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde,
satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamaz.”
“Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak;
distile alkollü içki markası, fermente alkollü içki markası olarak
kullanılamaz.”
MADDE 3- 4250 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “, (e) ve
(f)” ibaresi “ve (e)” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 4- 4250 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 2- Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş
yerleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde 6 ncı
maddenin birinci fıkrasının beşinci cümlesine uygun hâle getirilir.
6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasının ikinci cümlesinin kapsamına giren
ürünler, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde anılan hükme
uygun hâle getirilir. Uygun olmayan ürünler, bu tarihten itibaren piyasaya arz
edilemez.”
MADDE 5- 24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanununun 14 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “çiftlik hudutları dahilinde” ibaresi madde
metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Müdürlüğün, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun (1) ve (3)
sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan müstesnadır.”
MADDE 6- 5659 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 3- Atatürk Orman Çiftliğinin sahip bulunduğu gayrimenkuller
için bu maddenin yürürlük tarihinden önce, 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu hükümlerince tahakkuk ettirilmiş bina ve arazi vergileri
ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarının
tahsilinden vazgeçilir. Bina ve arazi vergi borcu için yargı mercilerine
intikal etmiş uyuşmazlıklarda, davayı gören mahkeme tarafından, karar
verilmesine yer olmadığına, tarafların yaptıkları masrafların üzerlerine
bırakılmasına karar verilir ve vekalet ücretine hükmedilmez.”
MADDE 7- 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce
Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 16- 6446 sayılı Kanun kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim
tesislerinde veya tesisten kaynaklı olarak memba veya mansapta can ve mal
emniyeti açısından risk oluşturan durumların tespit edilmesi halinde üretim
lisansı sahibi şirkete ihtarda bulunulur ve gerekli önlemlerin alınması için
süre verilir. Verilen süre içerisinde şirket tarafından gerekli önlemlerin
alınmaması halinde, tesiste enerji üretimine yönelik su kullanımı durdurulur ve
ilave süre verilir. İlave süre içerisinde de şirket tarafından gerekli
önlemlerin alınmaması halinde şirketle imzalanan su kullanım hakkı anlaşması
derhal feshedilir. Ayrıca, mahalli mülki idari amir kararıyla, risk oluşturan
durumlar ortadan kaldırtılır. Bu hususta yapılan masraflar ilgili şirketten
tahsil edilir.
6446 sayılı Kanun kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim tesislerinde DSİ
tarafından belirlenen işletme talimat ve programına, Türkiye Elektrik İletim
Anonim Şirketi tarafından dengeleme güç piyasası kapsamında verilen talimatlara
göre yapılan işletme halleri hariç olmak üzere uyulmadığının veya hidroelektrik
üretim tesisinin DSİ sorumluluk sahasında bulunan bölümlerinin DSİ tarafından
yapılan ya da yaptırılan denetim ve yıllık muayenelerinde eksiklikler olduğunun
tespit edilmesi üzerine şirkete ihtarda bulunularak işletme talimatına ve
programına uygun hareket etmesi veya eksikliklerin giderilmesi için süre
verilir. Verilen süre içerisinde şirketin, DSİ tarafından belirlenen işletme
talimat ve programına uymaması veya tespit edilen eksiklikleri gidermemesi
halinde şirkete toplam ceza tutarı iki yüz elli bin Türk lirasından az, beş
milyon Türk lirasından çok olmamak üzere, ihmal niteliği, kusur, neticenin
ağırlığı dikkate alınarak, tesisin hidrolik kurulu gücüne (MWm) bağlı olarak
megavat başına, elli bin Türk lirası ile yüz bin Türk lirası arasında idari
para cezası uygulanır. İdari para cezasının uygulanmasından itibaren en geç üç
ayın sonunda ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde, ceza
tutarının alt ve üst sınır değerleri iki katına çıkarılmak üzere, para cezası
önceki cezanın iki katı olarak uygulanır. Bu durumda ihtar edilen hususların
yerine getirilmesi için şirkete üç aydan fazla olmamak üzere ek süre verilir.
Verilen süre içerisinde ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde
DSİ tarafından su kullanım hakkı anlaşması feshedilir.
Bu maddede belirtilen idari para cezasını gerektiren hallerin, idari para
cezasının uygulandığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde tekrarı halinde ceza
tutarı ile alt ve üst sınır değerleri iki katı olarak uygulanır.
Bu maddenin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu
Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 8- 6200 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 17- İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy
tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları; su yapılarından
kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve
sorumlulukları dâhilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alır ve bu
konuda DSİ’yi bilgilendirir.
DSİ tarafından inşa edilen tesislerin bulunduğu yerin kısmen ya da tamamen
imar planı kapsamına alınması veya herhangi bir sebeple meskûn mahal sınırları
içerisinde kalması durumunda DSİ tarafından belirlenen koruyucu güvenlik
tedbirleri ilgili belediye veya il özel idaresi tarafından alınır.
Su yapıları ile ilgili ya da su yapılarında veya koruma alanlarında
gerçekleştirilen çalışmalarında kişilerin ve çevrenin zarar görmemesi, can ve
mal güvenliğinin sağlanması için DSİ tarafından belirlenen koruyucu güvenlik
tedbirleri çalışmayı gerçekleştiren kamu kurum ve kuruluşu tarafından alınır.
Mülkiyeti DSİ’ye ait olan su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları
amacı dışında kullanılamaz. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı
halinde koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve
kuruluşlarınca alınır. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan, amacı
dışında kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumludur.
Su yapılarına ait servis yolları ilgili idaresince devralınmadığı müddetçe
genel ulaşım maksatlı kullanılamaz. Su yapılarına ait servis yollarının, genel
ulaşıma açılması talebi olması ve DSİ’nin uygun görmesi halinde, işletme, bakım
ve yönetim sorumluluğu ilgili kuruma devredilir.”
MADDE 9- 6200 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 18- DSİ’ye ait olan taşınmaz mallar, hisse oranı %40’ı ve hisse
miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz metrekareyi, dışında ise
dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına rayiç bedel
üzerinden doğrudan satılabilir.
DSİ mülkiyetinde olan yerlerin kiralanması ve satışı ihalelerinde
isteklilerden, satışta tahmin edilen satış bedelinin, kiraya vermede tahmin
edilen bir yıllık kira bedelinin %3’ünden az olmamak üzere %30’una kadar geçici
teminat alınır.”
MADDE 10- 6200 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 14- Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla genel ulaşım
maksadıyla kullanıldığı halde ilgili kurum tarafından devralınmamış su
yapılarına ait servis yollarının işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu DSİ
tarafından uygun görülmesi halinde bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren en
geç altı ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna devredilir.”
MADDE 11- 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına,
Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği
İşlere Dair Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 41 inci maddesi
aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“MADDE 41- Haysiyet divanı tarafından uygulanacak olan disiplin cezaları
şunlardır:
a) Yazılı ihtar: Veteriner hekime veya bu Kanun kapsamındaki kişilere
mesleğini uygularken ve/veya meslektaşları ile olan ilişkilerinde daha özenli
bir tutum ve davranış içinde olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
b) Para cezası: Fiilin ağırlığına göre yirmibin Türk lirası ila yüzbin Türk
lirası arasında belirlenecek tutarın disiplin soruşturmasını yürüten odaya veya
Birliğe ödenmesidir.
c) Geçici olarak meslekten men cezası: Meslek uygulamasından 15 günden 6
aya kadar süreyle alıkonulmadır. Meslekten geçici olarak men cezası alanlar, bu
süre dolmadan Türkiye’nin hiçbir yerinde mesleğini icra edemez.
d) Oda bölgesinde meslek icrasından men cezası: Bir oda bölgesinde en az
beş defa geçici olarak meslek icrasından men cezası alan veya birden fazla
geçici olarak meslek icrasından men cezalarının toplamı yüz seksen günden fazla
olan veteriner hekimlerin, o oda bölgesinde 3 yıl süreyle meslek icrasından men
edilmesidir.
Yazılı ihtarı gerektiren fiil ve durumlar şunlardır:
a) Meslektaşları, hasta sahipleri ve mesleğin icrası kapsamında meslekle
ilgili olarak irtibat kurduğu gerçek ve tüzel kişilerle ilişkilerinde mesleğin
onur ve saygınlığına zarar verecek davranışlarda bulunmak, bu ilişkilerinde
mesleki etik ve mevzuat hükümlerine aykırı davranmak.
b) Propaganda ve reklam amacı ile çalışma yerlerini ve ihtisaslarını
bildirir ilanlar düzenlemek, tabela, ilan, reçete, internet, medya, sosyal
medya ve bunun gibi yerlerde reklam ve propaganda mahiyetinde biçim, içerik,
ifade ve işaretler kullanmak.
c) Meslek organlarınca düzenlenen zorunlu mesleki eğitim ve toplantılara
çağrıldığı hâlde geçerli mazeret olmadan katılmamak.
d) Meslek mevzuatının gerektirdiği görevler ile meslek organlarınca
kendilerine verilen görevleri mazeretsiz yapmamak, verilen göreve özen
göstermemek, belirlenen zamanda mazeretsiz şekilde yerine getirmemek.
e) Meslektaşlarına, çalışma arkadaşlarına, hasta sahiplerine veya mesleğin
icrası kapsamında meslekle ilgili olarak irtibat kurduğu kişilere karşı
hakaret, tehdit veya onur kırıcı söz ve davranışlarda bulunmak.
f) Aidat ve oda yönetim kurulu tarafından belirlenen ödentileri yazılı
bildirime rağmen zamanında ödemeyerek kanuni takibata sebebiyet vermek veya oda
üyelik görevlerini yerine getirmemek.
g) Mesleği ve meslektaşları ile ilgili asılsız bilgileri kasıtlı olarak
yaymak.
h) Mesleğin icrasında uygulanması gereken usul ve esaslara aykırı
davranmak.
ı) Mesleki mevzuata ve Birlik organlarının karar ve talimatlarına uygun
hareket etmemek.
i) Büyük kongrenin veya oda genel kurulunun seçimle ilgili toplantılarına
geçerli bir mazereti olmaksızın katılmamak veya oy kullanmamak.
j) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer
eylemlerde bulunmak.
Para cezasını gerektiren haller şunlardır:
a) Mevzuata uygun olarak muayenehane, poliklinik, hastane veya laboratuvar
açmadan mesleki faaliyet yürütmek.
b) İş ve ikamet adresi değişikliklerini 30 gün içinde kayıtlı olduğu odaya
bildirmemek.
c) Mesleki nüfuz ve imkânlarını hukuka aykırı olarak kişisel çıkarları
yolunda kullanmak.
d) Meslektaşlarına, hasta sahiplerine ve mesleğin icrası kapsamında
meslekle ilgili olarak irtibat kurduğu kişilere fiilî saldırıda bulunmak.
e) Mesleğin icrası esnasında mevzuatın gerektirdiği kayıtları usulüne uygun
olarak tutmamak, usulüne uygun evrak kullanmamak.
f) Merkez Konseyi ve/veya odalar tarafından belirlenen asgari ücret
tarifesinin altında ücret almak.
g) Kamu dışında çalışan veteriner hekimler bakımından iş sözleşmelerini
odaya onaylatmamak, oda onaylı iş sözleşmesi olmadan gerçek veya tüzel kişi
veyahut kurumlara süreli/sürekli hizmet vermek veya yıllık çalışma izin
belgesini yenilememek.
h) Mesleki çalışmaları sırasında öğrendiği sırları kanuni zorunluluk
olmadıkça açıklamak.
ı) Hayvan sağlığında kullanılan ilaç ve veteriner tıbbi ürünlerini etiket
fiyatı haricinde satmak.
i) Meslek icrası mahiyetinde yürüttüğü görevle ilgili konularda, kendisine
veya bir başkasına menfaat sağlayacak yahut bir başkasına zarar verecek şekilde
bilerek yalan ve/veya yanlış beyanda bulunmak.
j) Başkalarının çıkar sağlaması amacıyla mesleğini ve diplomasını
kullanmasına imkân vermek.
k) Mesleki faaliyeti kapsamında tedavi ve uygulamalarında bilimsellikten
uzak, bilime açıkça aykırı iş ve işlemler yapmak, ihmalkâr ve özensiz davranmak
suretiyle maddi veya manevi zarara yol açmak.
1) Bireysel olarak veya yöneticisi oldukları dernekler ya da çalıştıkları
kurumlar aracılığıyla kurumlara veya meslektaşlara destek sağlamanın dışında,
şahsi çıkar sağlamak amacıyla ticari ürün ve/veya hizmetin tanıtımında yer
almak ve/veya reklamına aracılık etmek.
m) Bilimsel araştırmalar ve eğitime yönelik şeffaf kurumsal ilişkiler
dışında, endüstri kuruluşları ile çıkar ilişkileri kurmak.
n) Bu Kanun ve bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan mevzuata uygun izin
ve/veya ruhsat almadan çalışmak.
o) 48 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen ve büyük kongrede
onaylanan oran doğrultusunda Merkez Konseyi payının ilgili yıl sonuna kadar
yetkili ve sorumlularca gönderilmemesi.
ö) Kanunen kazanılmamış mesleki veya akademik unvanları kullanmak,
veteriner hekimlikte uzmanlık mevzuatına göre alınmış uzmanlık belgesi olmadan
herhangi bir biçimde uzmanmış gibi davranmak veya tanıtım yapmak suretiyle
meslek uygulamasında bulunmak.
p) Temelsiz suçlamalarla mesleği, Türk Veteriner Hekimleri Birliğini,
odalar ve alt birimlerini kamuoyunda küçük düşürmek ya da maddi, manevi
kişiliklerine zarar vermek.
r) Veteriner hekim olarak sahibi ve sorumlusu olduğu kuruluşundaki
veteriner hekimleri ve diğer personelini sağlık alanı ile ilgili görev ve yetki
alanı dışında çalıştırmak.
s) Meslek mensupları arasında haksız rekabete neden olacak davranışlarda
bulunmak.
t) Bu Kanun kapsamında yapılacak olan denetimlere engel olmak, zorluk
çıkarmak.
u) Yanında çalıştırdığı veteriner hekimi odaya ve resmî kurumlara bildirmemek,
çalışma izin belgesi olmadan çalışmasına izin vermek.
v) Muayene ve tedavi sırasında hasta sahiplerinin cinsiyet, ırk, milliyet,
etnik köken, din ve mezhep, ahlaki ve siyasi düşünce, kişilik, ekonomik ve
sosyal durumuna göre ayrımcılık yapmak.
y) Mevzuatta belirlenen usul ve şartlar dışında hayvan satışı yapmak,
satışına aracılık etmek.
z) Meslektaşlarına karşı küçük düşürücü davranışlarda bulunmak veya
meslektaşlarını kötülemek.
aa) Veteriner tıbbi ürünlerin mevzuatta izin verilen yerler dışında doğrudan
veya dolaylı olarak satışını yapmak veya bu faaliyetlere aracılık etmek.
bb) Menfaat elde etmek amacıyla bir başka veteriner hekime iş veya hasta
tedarikine aracılık etmek, aracı kullanımı yoluyla iş veya hasta tedarik etmek.
cc) Narkotik, anestezik veya sedatif ilaçların; kullanımına, teminine ve
stok takibine ilişkin kayıtları usulüne uygun tutmamak, gerçeğe aykırı kayıt
tutmak veya denetimlerde ibraz etmemek, muhafazasında gerekli güvenlik
tedbirlerini almamak ve bu ilaçları kötüye kullanıma açık hale getirmek.
dd) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer
eylemlerde bulunmak.
Geçici olarak meslekten men cezasını gerektiren fiil ve hâller şunlardır:
a) Görevi gereği verilen veya hazırlanan bir belgeyi kısmen veya tamamen gerçeğe
aykırı şekilde düzenlemek, belgelerde tahrifat yapmak, tahrif edilmiş belgeleri
bilerek veya bilmesi gerektiği halde kullanmak, başkalarına kullandırmak, bu
belgeler üzerinden işlem yapmak.
b) Salgın hayvan hastalıklarıyla mücadelede uyulması gereken kurallara
uymamak.
c) Hayvansal gıdaların üretimi, korunması ve tüketimi sürecinde görevini
ihmal etmek suretiyle insan sağlığının tehdit edilmesine yol açmak.
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının veya gerçek kişi ve özel kuruluşların
aleyhine kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamaya yönelik eylemlerde
bulunmak.
e) Veteriner hekimlikle ilgili olarak, bilimsel araştırma verilerini
değerlendirirken ve yayına hazırlarken bilimsel gerçekleri yansıtmamak;
çalışmaya fiilen katılmamış kişilerin adlarına yayında yer vermek, kaynak
göstermeden veya izin almadan başkalarına ait verileri, olguları veya yazılı
eserleri kullanmak ve benzeri suretle bilimsel yayınlarda yayın etiğine aykırı
davranmak.
f) İlgili mevzuata aykırı olarak canlılar üzerinde deneyler yapmak,
yapılmasına destek olmak.
g) Meslek şeref, etik ve ahlakını ağır şekilde ihlal eden, meslekle
bağdaşmayan faaliyetlerde bulunmak.
h) Görev yaptığı bölgenin odasına kayıtlı olmadan veteriner hekimlik
mesleğini icra etmek.
ı) Kasten ve bilim ilkelerine aykırı olarak hayvanlara eziyet derecesine
varan uygulamalar yapmak veya yaptırmak.
i) Muvazaalı işlemler yoluyla bir başkası adına açılması hali de dahil olmak
üzere ikametgâh hariç birden fazla yerde muayenehane açmak ve çalışmak.
j) Duyurulması zorunlu hayvan hastalıklarının ilgili kurumlara
bildirilmesine kayıtsız kalmak.
k) Narkotik, anestezik ve sedatif ilaçları; hayvan sağlığı ve tedavi amacı
dışında kullanmak, bu amaçla üçüncü kişilere vermek, satmak veya temin etmek;
reçetesiz, kayıtsız veya mevzuata aykırı şekilde bulundurmak, temin etmek veya
dağıtmak.
1) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer
eylemlerde bulunmak.
Oda haysiyet divanları, kendilerine intikal eden dosyaları en geç altı ay
içerisinde karara bağlamak zorundadır.
Disiplin cezası gerektiren fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve
hallerin işlendiğinin soruşturmaya yetkili birimce öğrenildiği tarihten
itibaren altı ay içinde soruşturmaya başlanılmamış ise bu suçlarla ilgili
disiplin soruşturması yapılamaz ve ceza verilemez.
Disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en
geç beş yıl içinde disiplin cezası verilmemesi halinde ceza verme yetkisi
zamanaşımına uğrar.
Savunma alınmadan ceza verilemez. Savunma yazılı veya sözlü olarak verilebilir.
Hakkındaki iddia ve/veya tespitleri içeren savunma isteme yazısının kendisine
tebliğinden itibaren otuz gün içinde geçerli mazereti olmaksızın yazılı veya
kendisine bildirilen günde sözlü savunma vermeyen üye, savunma hakkından
vazgeçmiş sayılır.
Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen veteriner hekimin, bu cezanın
kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde aynı ağırlıkta disiplin cezası
gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için Kanunda öngörülen
disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanır.
Veteriner hekim hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve
kararlarının uygulanmasına engel olmaz. Eylemin işlenmemiş veya sanığı
tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle
sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin
soruşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına
disiplin soruşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.
Bu madde gereği verilen disiplin cezaları kesinleşmesini müteakip 10 yıllık
sürenin dolmasıyla silinir.
Disiplin soruşturmasına ilişkin usul ve esaslar, disiplin suçlarının izahı
ve disiplinle ilgili diğer hususlar Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü
alınarak Birlikçe hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
Bu Kanunda belirtilen disiplin para cezaları her takvim yılı başından
geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen
yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.”
MADDE 12- 6343 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “100
liradan 500 liraya kadar inzibati” ibaresi “disiplin cezası gerektiren fiil ve
hallerin süresine göre 120.000 Türk lirasından 600.000 Türk lirasına kadar disiplin”
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 13- 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
“EK MADDE 21- Küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve
ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak maksadıyla Orman Genel
Müdürlüğü karbon yutak ormanları kurar, bedel almak suretiyle kurdurur veya
kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon piyasası rayiç
bedeli tahsil edilmek kaydıyla tahsis eder, yönetir ve işletir. Bu maddenin
uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar İklim Değişikliği
Başkanlığının görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 14- 6831 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 22- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman
kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan
taşınmazlardan;
a) Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre
oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için
malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek
veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun
Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi,
b) Orman Genel Müdürlüğü tarafından resen yapılan inceleme ve araştırma
sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının
doğruluğunun tespit edilmesi,
hallerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve
tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar
hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır.
Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen
ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz
bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması
veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme
yapılmışsa yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu madde
uyarınca işlem yapılır. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel
rayiç bedelinden az olamaz.
Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen
kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil
edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl
içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye
başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış
olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri
ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel
taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında kalan taşınmazlardan Orman Genel
Müdürlüğünce bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından
idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi
Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne
bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri
alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilebilir.
Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine
tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu
maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem
yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü
süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin
kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle
açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz
kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar
verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
b) Yapılacak giderler tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün
hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır.
c) Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar iptal edilmiş sayılır.
ç) Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her
nevi bina ve tesis bulunan yerler bu madde kapsamında değerlendirilmez.
d) Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel
Müdürlüğünce hesaplanır.
e) İade işleminin gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde
tazminat ve ecrimisil talep edilemez.
Bu madde hükümleri;
a) Sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile, 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı
Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, mülga
11/6/1945 tarihli ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kapsamında
tapuya bağlanmış fakat temlik şartları yerine getirilmemiş, 9/7/1945 tarihli ve
4785 sayılı Kanun kapsamında bedeli ödenerek devletleştirilmiş, mülga 8/2/1937
tarihli ve 3116 sayılı Orman Kanununda mülga 24/3/1950 tarihli ve 5653 sayılı
Kanunla yapılan düzenlemeler kapsamında tevzi edilmiş fakat tapuya bağlanmamış,
tapu ve kadastro veya imar mevzuatı kapsamında yapılan çalışmalarda uygulama
görememiş eski kayıtlı taşınmazlar ile 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera
Kanunu kapsamındaki taşınmazlarda,
b) 2634 sayılı Kanun kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve
turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve
turizm alanlarında kalan, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ve
mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanuna göre belirlenmiş özel
statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin ve
irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman
sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan
taşınmazlarda,
uygulanmaz.
Bu madde kapsamında yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları
güncellenir.
Bu maddenin uygulanması sonucunda; tapu kayıtları geçerli kabul edilen,
ilgililerine iade edilen ve dördüncü fıkra kapsamında Milli Emlak Genel
Müdürlüğünce değerlendirilecek taşınmazların alanından az olmamak üzere
Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan
taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek veya orman olarak
kullanılmak üzere tahsis edilir.
Bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar, taşınmazın
bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından
belirlenir.”
MADDE 15- 6831 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 23- Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi
uygulamalarının yapıldığı yerlerde Orman Genel Müdürlüğünce yapılacak
incelemeler neticesinde; 2 nci maddenin birinci fıkrasının (B) bendi şartlarını
taşıdığı halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanunda açıkça
sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle bu uygulamaların hükmen iptal edildiği
yerler ile 2 nci maddenin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamalarına ait orman
kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama
yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın 2 nci
maddenin birinci fıkrasının (B) bendi şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen
yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2 nci maddenin birinci
fıkrasının (B) bendi uygulamaları yapılabilir. Yapılan bu uygulamalar ikinci
kadastro sayılmaz. Bu maddeye göre bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (B) bendi uygulamaları yapılan alanlarda yer alan taşınmazlar
hakkında açılmış davalar bulunması halinde yapılan çalışmalar Orman Genel
Müdürlüğünce mahkemeye bildirilir.”
MADDE 16- 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 29 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 29- 10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 inci
madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenen
muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile tapu harçları, kamulaştırmasız
el koyma ve tazminat davaları sonucunda tescile yönelik kesinleşen mahkeme
kararlarının infazında veya kamulaştırmasız el koyma nedeniyle malik ile idare
arasında düzenlenen uzlaşma tutanağının uygulanmasında ortaya çıkan tapu
harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler idarece ödenir.”
MADDE 17- 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi
Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi
Hakkında Kanunun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“31/12/2025” ibaresi “31/12/2040” şeklinde ve “4628” ibaresi “14/3/2013 tarihli
ve 6446” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 18- 4/4/2001 tarihli ve 4634 sayılı Şeker Kanununun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki
bentler eklenmiştir.
“a) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,”
“r) Ekim alanı: Şirketlerin veya fabrikaların şekerin hammaddesi olan şeker
pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle temin ettiği, sınırları
Bakanlıkça belirlenen coğrafi alanı,
s) Sözleşme: Hammadde üretimi ve teslimi yapmak amacıyla şirketler ve
üreticiler arasında düzenlenen, tarafların karşılıklı görev ve sorumluluklarına
ilişkin usul ve esasların yer aldığı belgeyi,”
MADDE 19- 4634 sayılı Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Şeker pancarı fiyatları her yıl, şeker fabrikası işleten gerçek
ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan
mutabakata göre belirlenir. Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker
pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi
amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında; üreticileri
temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir
gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi
veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi hâlinde bir gözlemci
görevlendirmekle yükümlüdür.
Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemez. Buna aykırı hareket edenlerin
takip ve kontrolü Bakanlıkça yapılır. Şirketler şeker pancarını Bakanlıkça
belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin ederler.
Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden
belirler.
Şeker üretiminde kullanılan diğer hammaddeler ise şirketler tarafından
üreticiler ve/veya piyasadan temin edilir. Şirketler, kendi ekim alanlarından
yeterli hammadde bulamadığı takdirde münavebe esasları dâhilinde kendi ekim
alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme
yaparak pancar temin edebilirler ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi
yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker
pancarı satın alabilirler. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara
teslimine kadar olan tüm süreci denetler, bu görevini yerine getirirken
gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alır.
Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler
tarafından serbestçe belirlenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 20- 4634 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin altıncı fıkrasından sonra gelmek
üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Sözleşme yapılmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, tespitin
yapıldığı ekim alanından üretilecek şeker pancarı için, tespitin yapıldığı
pazarlama yılında kamu fabrikaları tarafından belirlenen %16 polar şeker ihtiva
eden firesi düşürülmüş A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden
hesaplanacak tutar kadar Bakanlıkça idari para cezası verilir.
Şirketlerin kendi ekim alanları dışından Bakanlığın izni olmaksızın şeker
pancarı temin etmeleri halinde, Bakanlıkça, şirketlere cari pazarlama yılı için
tahsis edilen A kotası miktarının cari pazarlama yılı başındaki A kotası şeker
satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarının %2’si oranında
idari para cezası verilir.”
MADDE 21- 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (ö) bendinin
(1) numaralı alt bendinde yer alan “sekiz” ibaresi “yüzaltmış” şeklinde, (2)
numaralı alt bendinde yer alan “on” ibaresi “yüzseksen” şeklinde, (3) numaralı
alt bendinde yer alan “oniki” ibaresi “ikiyüz” şeklinde değiştirilmiş, fıkranın
(p) bendinde yer alan “bulunduranlara,” ibaresinden sonra gelmek üzere “ticari
amaçla kullananlara,” ibaresi ile fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş, maddenin
altıncı ve yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde ve maddenin dokuzuncu fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan “(f), (g), (h), (ı), (j), (n), (o), (p), (r) ve (s)
bentlerinde” ibaresi “(f), (g), (ı), (j), (n), (o), (p), (r), (s) ve (ş)
bentlerinde” şeklinde değiştirilmiştir.
“ş) Bakanlıkça belgeleri askıya alınanların askı süresi içinde üretim,
satış veya dağıtım yaptığının tespiti halinde yüzbin Türk lirasından birmilyon
Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.”
“Yukarıda sayılan fiiller dışında, bu Kanun ile 4250 sayılı Kanuna veya bu
Kanuna göre yürürlüğe konulmuş ikincil düzenlemelerde yer alan; tesis kurulum,
üretim, işleme, iç ve dış ticaret, tesis ve hisse devri, proje tadilatı, belge
düzenlenmesi, kayıt düzeni, izin, bildirim, hammadde temini, geri kazanım ve
imha işlemleri, mamul ve hammadde depolanması, piyasaya arz, satış ve sunum,
tasfiye, faaliyetin sonlandırılması, ürünlerin teknik özelliklerinin
belirlenmesi, üretici tütünlerinin yazılı sözleşme esası veya açık artırma
yöntemi ile alınıp satılması, üretim şartını karşılamayan firma mamullerinin
fiyatlandırılması, dağıtılması, satışı ve kontrolü ile bayilikler verilmesi
şartlarına;
a) Toptan satıcılar, açık alkollü içki satıcıları, perakende satıcılar ve
nargilelik tütün mamulü sunum uygunluk belgesi bulunan satıcılar tarafından
uyulmadığının tespiti halinde; ilgili gerçek veya tüzel kişiler, eksikliğin
giderilmesi için onbeş günden az olmamak üzere uygun süre verilerek veya
aykırılığın tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılır. Verilen süre
içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin ilk fiilin işlenmesinden
sonraki beş yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde, eksiklik veya aykırılıkla
ilgili faaliyet türüne ilişkin belgeler iptal edilir.
b) Tütün, tütün mamulü, makaron, sigara filtresi, yaprak sigara kâğıdı,
alkol ve alkollü içkiler sektöründe (a) bendinde sayılan kişiler dışında
faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler tarafından uyulmadığının tespiti
halinde onbeş günden az olmamak üzere eksikliğin giderilmesi için uygun süre
verilerek veya aykırılığın tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılır. Verilen
süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin ilk fiilin
işlenmesinden sonraki beş yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde yüzbin Türk
lirasından birmilyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir, aykırı
fiilin aynı süre içinde üçüncü kez işlenmesi halinde faaliyet türüne ilişkin
belgeler iptal edilir.
c) Bu fıkra uyarınca verilecek süreler Bakanlık tarafından belirlenir.
Beşinci fıkranın (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g), (ı), (j), (k), (1),
(m), (n), (o), (p) ve (ş) bentlerinde düzenlenen idarî para cezaları, fiillerin
bir yıl içinde tekrarı halinde, bir önceki cezanın iki katı olarak verilir. Beşinci
fıkranın (c) bendinde sayılan fiillerin tekrarı halinde ayrıca ihlale konu
ürünün piyasaya arzının bir yıla kadar durdurulmasına; (a), (b), (d), (e), (f),
(j), (k), (1), (m), (n), (o), (ö), (p), (r) ve (s) bentlerinde sayılan
fiillerin, ilk fiilin işlenmesinden sonraki beş yıl içinde üçüncü defa
işlenmesi halinde ise belgelerin iptaline karar verilir. Satış belgesi iptal
edilen satıcılar, satış belgesi iptaline konu işyeri için iki yıl süreyle yeni
belge başvurusunda bulunamaz.”
MADDE 22- 1/7/2003 tarihli ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4 üncü maddesinin
ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Koruma altında olmayan yaban hayvanlarının, avlanmanın yasaklandığı yer,
gün ve süreler de dâhil olmak üzere; insan sağlığına, çevreye, tarım alanları
ile besi, evcil ve yaban hayvanlarına zarar verecek sayıda çoğalmaları veya
bulaşıcı hastalık taşıdıklarının tespiti durumunda, Genel Müdürlük teşkilatı
görevlilerinin ilgili kuruluşlarla birlikte hazırlayacakları rapor
doğrultusunda av ve doğa koruma memurları ve avcılara avlattırılmasına Genel
Müdürlükçe izin verilebilir. Bu kapsamda yapılacak avlanmalarda Genel
Müdürlüğün izni doğrultusunda, mahallî mülki amirin kararıyla kolluk kuvvetleri
de görevlendirilebilir.”
MADDE 23- 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun
8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi
kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği
korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu Kanuna tabi alanlarda yer
alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemezler. Ancak
tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkûr alanlardaki
taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine
tabidir.”
MADDE 24- 5403 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde
yer alan “on” ibaresi “iki bin beş yüz” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 25- 5403 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin
ikinci cümlesinde yer alan “on” ibaresi “iki bin beş yüz” şeklinde
değiştirilmiş ve maddeye beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili
idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı
ve abonelikleri tesis edilmez. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve
kuruluşlara her abone başına yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir.
İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin otuz gün içerisinde iptal
edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca yüz bin Türk
lirası idari para cezası verilir.”
MADDE 26- 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda
ve Yem Kanununun 5 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Hayvanlarda herhangi bir tazminatlı hastalık tespit edilmesi sonucu
resmî veteriner hekim veya yetkilendirilmiş veteriner hekim gözetiminde mecburî
kesime tâbi tutulan, itlaf edilen veya kesimhanelerde tespit edilen tazminatlı
hastalıkları nedeniyle imha edilen hayvanlar ile bu hastalıklar nedeniyle imha
edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerin bedelleri, imha, imha yerine
nakliye ve dezenfeksiyon masrafları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen oranlarda
Bakanlık tarafından sahiplerine tazminat olarak ödenir. Bakanlık bütçe
imkânları, hastalıklarla ilgili bilimsel veriler ile eradikasyon ve kontrol
programlarına göre, tazminatlı hastalıklar ile bu hastalıklar nedeniyle imha
edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerden hangilerine tazminat ödemesi
yapacağını, ödeme yapılacak yerleri ve uygulama zamanını belirler.”
“(3) Bakanlıkça belirlenen usullere göre kayıt altına alınmamış hayvanlar,
fiilî ithalat işlemleri tamamlanmamış hayvanlar, sahipleri tarafından hasta
oldukları Bakanlıkça belirlenen usullere göre bildirilmeyen veya hasta olduğu
bilinerek satın alındığı tespit edilen hayvanlar, son sahibine Bakanlıkça
belirlenen belgeler bulunmaksızın nakledilen hayvanlar, kamu kurum ve
kuruluşlarına ait hayvanlar, Bakanlıkça belirlenen hastalıklarda hastalık
sebebiyle uygulanan kontrol tedbirleri kaldırıldıktan sonra hastalığa göre
belirlenen süre içerisinde aynı hayvancılık işletmesinde aynı hastalığın tespit
edilmesi sebebiyle kestirilen veya itlaf edilen hayvanlar ile bu fıkrada
belirtilen hayvanlarda tespit edilen tazminatlı hastalıklar sebebiyle imha
edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemeler için tazminat ödenmez.”
MADDE 27- 5996 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin
birinci cümlesinde yer alan “ve kayıt tutmayan” ibaresi ile beşinci cümlesinde
yer alan “fiil suç oluşturmadığı takdirde” ibaresi madde metninden çıkarılmış
ve (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) 8 inci madde gereği canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde
Bakanlıkça belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün
sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına yedibinsekizyüzaltmışüç
Türk lirası, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına binikiyüzdört Türk
lirası, diğer hayvan türleri ve hayvansal ürünler için araç başına
yirmialtıbinüçyüzaltmış Türk lirası, ayrıca nakil vasıtası sahiplerine
yirmialtıbinüçyüzaltmış Türk lirası, Bakanlıkça izin verilen yerler dışında
hayvan satışı yapanlara yirmialtıbinüçyüzaltmış Türk lirası idarî para cezası
verilir. Belgesiz nakledilen hayvanların, Bakanlıkça belirlenen korunmuş
bölgeler hariç olmak koşulu ile nakil esnasında yakalanması durumunda,
sahibinin bilgisi dâhilinde karantina altına alınır. Korunmuş bölgeler ve karantina
ile ilgili hususlar Bakanlıkça belirlenir. Bu önlemler, insan, bitki ve hayvan
sağlığı ile çevre için doğrudan ya da dolaylı herhangi bir olumsuz etkiye sebep
olmayacak şekilde uygulanır. Bu iş ve işlemler için yapılacak tüm masraflar
sahibi tarafından karşılanır. Kesim, imha ve itlaf hâlinde Bakanlıkça herhangi
bir tazminat ödenmez. Canlı hayvan sevklerinde Bakanlıkça belirlenen kurallara
göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen nakil vasıtası sahiplerine
araç başı yirmialtıbinüçyüzaltmış Türk lirası, hayvan sahiplerine
yüzotuzikibinyüzsekiz Türk lirası, idarî para cezası verilir.”
MADDE 28- 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının
Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin
Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanuna
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 10- Ankara ili, Kızılcahamam ilçesi, Dereneci ve Gökbel
mahalleleri ile Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, Çeltek Mahallesinde, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce 6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (A) bendi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alanda nakil,
yerleştirme, hak sahipliği tespiti, borçlandırma ve takyide ilişkin usul ve
esaslar bu Kanuna göre Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenir.”
MADDE 29- Bu Kanunun;
a) 20 nci maddesi 1/1/2027 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 30- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.